1. Haberler
  2. SAHA RAPORLARI
  3. Eren Gürpınar’dan Özel Hastane Uyarısı: “Vatandaş Müşteri Değil”

Eren Gürpınar’dan Özel Hastane Uyarısı: “Vatandaş Müşteri Değil”

Eren Gürpınar, özel hastanelerde fahiş ücret ve acilde imzalatılan matbu sözleşmeler için tüketici hakları uyarısı yaptı.

Tüketiciler Birliği Kayseri Şube Başkanı Eren Gürpınar özel hastanelerde fahiş ücret ve acilde imzalatılan matbu sözleşmelere tepki gösterdi
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Haber Özeti

Özel Hastane Ücretleri İçin Tüketici Uyarısı

  • Eren Gürpınar, özel hastanelerde acil ve doğum gibi zor anlarda imzalatılan matbu sözleşmelere tepki gösterdi.
  • Gürpınar, “Vatandaş müşteri değildir” diyerek sağlık hizmetinin ticari pazarlık konusu yapılamayacağını vurguladı.
  • Acil servis ücretleri, ilave ödeme, yazılı onay ve fatura kalemleri açısından tüketiciler için yeniden tartışma konusu oldu.
  • Uzmanlara göre, özel hastane faturalarında imza tek başına her ücretin hukuka uygun olduğu anlamına gelmeyebilir.

Tüketiciler Birliği Kayseri Şube Başkanı Eren Gürpınar, özel hastanelerde acil ve doğum gibi zor anlarda imzalatılan sözleşmeler üzerinden alınan ücretlere tepki gösterdi. Gürpınar’ın açıklaması, özel hastane faturalarında “imza”, “acil hal”, “ilave ücret” ve “bilirkişi raporu” tartışmasını yeniden öne taşıdı.

Eren Gürpınar’dan özel hastane ücretlerine sert uyarı

Tüketiciler Birliği Kayseri Şube Başkanı Eren Gürpınar, X hesabından yaptığı paylaşımda özel hastanelere yönelik sert bir tüketici hakları uyarısında bulundu.

Gürpınar, “Özel hastaneler pastane, kafeterya ya da lüks otel değildir” diyerek sağlık hizmetinin sıradan bir ticari alışveriş gibi görülemeyeceğini söyledi.

Paylaşımda kullanılan ana mesaj netti: Sağlık, vatandaşın çaresiz kaldığı anda pazarlık konusu yapılacak bir alan değil.

Tartışmanın merkezinde şu soru var: İmza her şeyi geçerli kılar mı?

Gürpınar’ın çıkışının en önemli bölümü, acil servislerde veya doğumhane gibi baskının yüksek olduğu alanlarda vatandaşa imzalatılan matbu sözleşmelerle ilgiliydi.

Burada mesele, hastanın ya da hasta yakınının önüne konulan her belgenin otomatik olarak geçersiz sayılması değil. Asıl soru şu: O belge hangi şartta imzalatıldı, vatandaş neye onay verdiğini gerçekten biliyor muydu, ücret bilgisi işlemden önce açıkça anlatıldı mı?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun özel hastane ücret farkı uyuşmazlığına ilişkin kararında da işlem öncesi yazılı onay, üst sınır ve “müzayaka altında” alınan taahhütname tartışmasının dosyada değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Kararda, hastadan sözleşmeye aykırı şekilde haksız ücret tahsil edilip edilmediğinin araştırılması gerektiği belirtilerek direnme kararı bozuldu.

SGK acil sağlık hizmetleri için ne söylüyor?

SGK’nın açıklamasına göre acil hal kapsamında sunulan sağlık hizmetlerinde, sözleşmeli veya sözleşmesiz sağlık hizmet sunucuları tarafından katılım payı ve ilave ücret alınmıyor.

Ancak burada “yeşil alan muayenesi” ayrımı önemli. Acil servise başvuran kişinin muayene sonucunda acil hal kapsamında olmadığı tespit edilirse, bu durum farklı değerlendirilebiliyor.

Bu yüzden özel hastane faturalarında sadece “acilden giriş yapıldı” ifadesine bakmak yetmez. Hastanın triaj kaydı, epikriz raporu, yapılan işlem, fatura kalemleri ve acil halin sona erip ermediğine dair belgeler birlikte incelenmelidir.

İlave ücret alınacaksa hastaya önce bilgi verilmeli

Özel hastaneler bazı hizmetlerde ilave ücret alabilir. Fakat bunun da sınırı ve usulü var.

SGK’ya göre sağlık hizmeti sunucusu, alacağı ilave ücret için hasta veya hasta yakınının yazılı onayını hizmetten önce almak zorunda. Bu yazılı onay alınmadan, işlemden sonra “şu gerekçeyle ücret çıktı” denilerek ilave ücret talep edilemiyor.

Acil servislerde ise hastanın 24 saat içinde stabilize edilmesi esas kabul ediliyor. Acil hal sona erdikten sonra ilave ücrete tabi işlem yapılacaksa, hastaya “Acil Halin Sona Ermesine İlişkin Bilgilendirme Formu” ile yazılı bilgi verilmesi gerekiyor.

Hangi hizmetlerden ilave ücret alınamaz?

SGK’nın ilave ücret alınmayacak sağlık hizmetleri listesinde acil haller, yoğun bakım hizmetleri, yanık tedavisi, kanser tedavileri, yenidoğana verilen sağlık hizmetleri, organ-doku-kök hücre nakilleri, hemodiyaliz ve bazı kardiyovasküler cerrahi işlemler gibi başlıklar yer alıyor.

Bu liste, vatandaş açısından hayati önemde. Çünkü bazı faturalar “oda farkı”, “doktor farkı”, “hizmet bedeli”, “paket ücret” veya benzeri başlıklarla düzenlenebiliyor.

Faturadaki isim tek başına sonucu belirlemez. Önemli olan, alınan ücretin hangi hizmete karşılık geldiği ve o hizmetin mevzuatta ilave ücrete açık olup olmadığıdır.

Matbu sözleşme neden tartışmalı?

Tüketici hukukunda matbu sözleşmeler, yani önceden hazırlanmış standart metinler ayrıca incelenir. Çünkü tüketici çoğu zaman o metnin içeriğini müzakere edemez.

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da, tüketiciyle müzakere edilmeden sözleşmeye dahil edilen ve tüketici aleyhine dengesizlik doğuran şartlar “haksız şart” olarak tanımlanıyor. Bu tür şartların tüketici açısından kesin hükümsüz olduğu belirtiliyor.

Bu nedenle özel hastanede imza atılmış olması, her zaman “tüketici her şeyi kabul etti” anlamına gelmez. Özellikle acil, doğum, yoğun bakım, panik ve hayati risk gibi durumlarda belgenin hangi şartta imzalandığı daha da önemli hale gelir.

Gürpınar’dan bilirkişi raporlarına da tepki

Eren Gürpınar’ın paylaşımındaki bir diğer başlık bilirkişi raporlarıydı.

Gürpınar, bilirkişilerin hastane dekorasyonuna değil, kanuna ve Anayasa’ya göre rapor yazması gerektiğini söyleyerek özel hastane uyuşmazlıklarında raporların daha dikkatli hazırlanması gerektiğini savundu.

Bu tür dosyalarda bilirkişi raporu sadece “hastane bu ücreti istemiş” tespitiyle sınırlı kalmamalı. Faturanın kalemleri, işlem öncesi onay, acil hal kaydı, ilave ücret sınırı, hizmetin niteliği ve hastanın içinde bulunduğu zor durum birlikte değerlendirilmelidir.

Bir özel hastane dosyasında hangi sorular sorulmalı?

Özel hastane faturasıyla ilgili bir uyuşmazlıkta şu sorular dosyanın kaderini değiştirebilir:

Hizmet gerçekten acil hal kapsamında mıydı?

Hastaya işlemden önce ücret bilgisi verildi mi?

Yazılı onay, tedaviden önce mi alındı?

İmzalanan belge standart matbu sözleşme miydi?

Hasta ya da yakını o anda özgür iradesiyle karar verebilecek durumda mıydı?

Acil hal sona erdiyse, bu durum hastaya yazılı olarak bildirildi mi?

Faturadaki ücret hangi hizmete karşılık alındı?

Bu sorular cevaplanmadan “hasta imzaladı, ücret geçerlidir” demek eksik bir değerlendirme olur.

Vatandaş faturayı görünce ne yapmalı?

Özel hastanede yüksek ücretle karşılaşan vatandaş önce tüm belgeleri istemeli.

Ayrıntılı fatura, hizmet dökümü, epikriz raporu, hasta onam formları, acil servis kayıtları, ödeme dekontları ve varsa acil halin sona erdiğine dair form mutlaka saklanmalı.

SGK, acil hal kapsamında ücret alındığını düşünen genel sağlık sigortalılarının sağlık hizmeti sunucusunun bulunduğu ildeki Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne; genel sağlık sigortalısı olmayanların ise Sağlık Bakanlığı İl Sağlık Müdürlüklerine başvurabileceğini belirtiyor.

Ücret iadesi taleplerinde ise dosyanın parasal sınırına ve niteliğine göre Tüketici Hakem Heyeti veya tüketici mahkemesi yolu değerlendirilebilir.

Vatandaş İçin Kısa Rehber

Özel hastanede yüksek fatura çıktıysa yalnızca sözlü açıklamayla yetinmeyin.

Faturanın ayrıntılı dökümünü isteyin.

“Paket ücret” yazıyorsa hangi hizmetleri kapsadığını sorun.

Acil servis başvurusu varsa triaj ve epikriz kaydını alın.

İmzalatılan tüm formların bir örneğini talep edin.

Ödeme yapmak zorunda kalırsanız dekont ve açıklama bölümünü saklayın.

Şikâyet başvurusunda “haksız ücret”, “ilave ücret”, “acil hal” ve “işlem öncesi yazılı onay” başlıklarını ayrı ayrı belirtin.

Faturadaki Asıl Eşik: İlk 24 Saat

SGK düzenlemesinde acil servislerde hastanın 24 saat içinde stabilize edilmesi esas kabul ediliyor. Acil servisten kabul edilerek doğrudan uygulanan acil girişimsel işlemler ve 24 saat içinde acil gözlem ünitelerinde verilen sağlık hizmetleri için ilave ücret alınamayacağı belirtiliyor.

Bu ayrıntı, özel hastane faturalarında en çok gözden kaçan noktalardan biri.

Çünkü tartışma çoğu zaman “özel hastane ücret alabilir mi?” sorusuna sıkıştırılıyor. Oysa doğru soru şu: Hangi hizmet için, hangi anda, hangi belgeyle, hangi sınır içinde ücret alındı?

Denetim çağrısı büyüyebilir

Gürpınar, paylaşımında Sağlık Bakanlığı ve SGK’yı da etiketleyerek denetim mekanizmalarının devreye girmesi gerektiğini ifade etti.

Bu çağrı yalnızca tek bir hasta faturasına yönelik değil. Özel hastanelerde matbu sözleşme, acil servis ücreti, doğum sürecindeki ödeme baskısı ve bilirkişi raporlarının niteliği daha geniş bir tüketici meselesi olarak görülüyor.

Vatandaş açısından tablo basit: Hastane kapısından içeri giren kişi müşteri değil, sağlık hizmeti alan insandır.

Son Söz

Vatandaşın zor anında attığı imza, özel hastane faturasında hukuka aykırı bir ücret varsa bunu tek başına meşru hale getirmez.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter