Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Mahmut Şahin, Dijital Karakol’a verdiği özel röportajda alışverişte istenenden fazla ürün tartılarak tüketiciden daha yüksek ücret alınmasını eleştirdi. Şahin, “Tüketici istediği gramajı almalı, istemediği fazlalığın bedelini ödemek zorunda bırakılmamalı” mesajı verdi.
Mahmut Şahin’den Dijital Karakol’a özel açıklama
Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Mahmut Şahin, Dijital Karakol’a verdiği özel röportajda günlük alışverişlerde sık yaşanan ancak çoğu zaman üzerinde durulmayan bir soruna işaret etti.
Manav, kuruyemişçi, market ve benzeri satış noktalarında tüketicinin istediği miktardan daha fazla ürün tartılmasıyla daha yüksek ücret ödemeye yönlendirilmesini eleştiren Şahin, bunun basit bir alışveriş detayı gibi görülmemesi gerektiğini söyledi.
Şahin’e göre mesele yalnızca birkaç liralık fark değil. Asıl sorun, tüketicinin açık talebinin yok sayılması ve alışveriş sırasında mahcup edilerek fazladan ödeme yapmaya zorlanması.
“Tüketici hukukunu basite almayalım”
Tüketici hukukunda son kullanma tarihi geçmiş ürünler, eksik gramaj, ayıplı mal, servis hizmetleri ve garanti süreçleri gibi başlıkların sıkça konuşulduğunu belirten Mahmut Şahin, tüketiciye yönelik başka bir davranış biçiminin de tartışılması gerektiğini ifade etti.
Şahin, alışverişe çıkan kişinin cebindeki paraya, ihtiyacına ve etikette gördüğü fiyata göre karar verdiğini belirterek şu örneği verdi:
“Alışverişe gidiyoruz, cebimizdeki paramız belli. Fiyatlara, etiketlere bakıp ‘Bana 1 kilo elma ver’ diyoruz. Elma tartılıyor ve aslında 100 lira ödememiz gerekirken 130 lira isteniyor. Sorduğunuzda da ‘1 kilodan biraz fazla geldi’ deniliyor.”
Şahin, bu noktada tüketicinin rızası dışında bir fazlalığın ortaya çıktığını belirterek, “Burada tüketiciye karşı ciddi bir saygısızlık var” dedi.
“Nedense hep fazla tartılıyor”
Mahmut Şahin, alışverişlerde tüketicinin söylediği miktarın altında ürün verilmediğini, ancak fazla tartımın sıkça yaşandığını söyledi.
Şahin, “1 kilo ürün istediğinizde size 800 gram verilmiyor. Mutlaka en az 1 kilo veriliyor. Fakat nedense, ne hikmetse hep fazla tartılıyor” ifadelerini kullandı.
Kuruyemiş alışverişinden de örnek veren Şahin, “100 gram ay çekirdeği istiyorsunuz, 130 gram ya da 150 gram tartılıyor. Oysa tüketici 100 gram istemiştir. Cebindeki para da ihtiyacı da ona göredir” diye konuştu.
Fazla gramaj, fazla ödeme baskısına dönüşüyor
Alışverişte fazla tartılan ürünün çoğu zaman tüketiciye “küçük fark” gibi sunulduğunu belirten Şahin, bu durumun özellikle kalabalık ortamlarda psikolojik baskıya dönüştüğünü söyledi.
Şahin’e göre tüketici, çevredeki müşterilerden veya yanındaki kişilerden dolayı “fazlasını istemiyorum” demekte zorlanabiliyor. Bu da tüketiciyi, aslında talep etmediği bir ürüne fazladan ödeme yapmaya itiyor.
“Orada sizi mahcup edip daha fazla para alıyorlar” diyen Şahin, bunun tüketiciye yönelik açık bir saygısızlık olduğunu belirtti.
“Cimriymiş gibi bir hava oluşturuluyor”
Mahmut Şahin, tüketicinin fazla tartılan ürünü reddetmesi halinde çoğu zaman yanlış bir algıyla karşı karşıya bırakıldığını söyledi.
Şahin, “Sanki fazla para vermekten kaçınıyormuşsunuz, cimriymişsiniz, cebinizde paranız yokmuş gibi bir hava estiriliyor” diyerek tüketicilere bu baskıya teslim olmamaları çağrısında bulundu.
Bu noktada konunun maddi imkânla ilgisi olmadığını vurgulayan Şahin, “Belki o manavı, belki o kuruyemişçiyi, belki o marketi satın alacak paranız vardır. Mesele bu değil. Size saygısızlık yapılıyor” dedi.
Tüketici ne istemişse onu almalı
Şahin’in üzerinde durduğu temel nokta, alışverişte tüketicinin iradesinin esas alınması gerektiği oldu.
Bir tüketici 100 gram, 500 gram ya da 1 kilo ürün istiyorsa, satıcının bu talebe uygun davranması gerektiğini belirten Şahin, fazla tartılan ürünün bedelinin tüketiciye yüklenmesini doğru bulmadığını ifade etti.
Tüketicinin açıkça “Benim istediğim gramajı verin” demesi gerektiğini söyleyen Şahin, bunun yalnızca bireysel bir tepki değil, aynı zamanda satıcıya verilen bir ders olduğunu dile getirdi.
Alışverişte küçük görünen fark, güven sorununa dönüşüyor
Günlük alışverişte birkaç liralık fark kimi zaman önemsiz görülebilir. Ancak tüketici tarafında asıl rahatsızlık, istenmeyen ürünün bedelini ödemeye zorlanma hissinden kaynaklanıyor.
Bu durum sık tekrarlandığında tüketici, alışveriş yaptığı işletmeye güven duymakta zorlanıyor. Fiyat etiketi, terazi ve ödeme noktası arasındaki uyum, tüketici açısından güvenli alışverişin temel parçalarından biri haline geliyor.
Mahmut Şahin’in uyarısı da bu nedenle yalnızca gramaj meselesiyle sınırlı değil. Tüketicinin talebinin dikkate alınması, alışveriş ahlakının ve ticari dürüstlüğün de bir parçası olarak görülüyor.
Tüketiciler alışverişte nasıl hareket etmeli?
Tüketici, alışveriş sırasında istediği miktarı net şekilde ifade etmeli. Ürün fazla tartıldığında ise ödeme aşamasına geçmeden önce gramajın düşürülmesini istemeli.
Satıcı “az fark var” diyerek ürünü olduğu gibi vermek isterse, tüketici bunu kabul etmek zorunda olmadığını bilmeli. Talep edilmeyen fazlalık için ödeme yapmak, nezaket ya da mahcubiyet nedeniyle normalleşmemeli.
Benzer uygulamanın sürekli yaşandığı işletmelerde tüketici, önce işletme yetkilisine durumu bildirebilir. Sorunun devam etmesi halinde ilgili kurumlara şikâyet yolunu değerlendirebilir.
Mahmut Şahin’den tüketicilere net çağrı
Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Mahmut Şahin, Dijital Karakol’a yaptığı özel açıklamada tüketicilere şu çağrıyı yaptı:
“Benim istediğim gramajı verin diyeceksiniz. Bu karşı tarafa bir derstir. Bunu yapın lütfen. İstediğiniz gramajı alın ve fazla tartılan kısmı çıkarttırın. Eğer eksik vermiyorsa, fazla da vermeyecek.”
Şahin’in mesajı net: Tüketici, alışverişte yalnızca fiyatı değil, kendi iradesini de korumalı. İstemediği fazlalığın bedelini ödememeli, talep ettiği miktarı almakta ısrarcı olmalı.
