Kayseri Adliyesi önünde bugün saat 11.00‘de toplanan Tüketiciler Birliği heyeti ve mağdur çiftçi, Türk hukuk tarihine geçecek bir “kanun tanımazlık” skandalını kamuoyuna duyurdu. Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Mahmut Şahin, Genel Başkan Yardımcısı Umut Karademir, Yönetim Kurulu Üyesi Eren Gürpınar, Birlik avukatı Ayşegül Nur Aktan ve traktörü elinden alınan mağdur Ali Özdemir, adaletin yerini bulması için savcılığa suç duyurusunda bulundu.
KANUN VAR, UYGULAYAN YOK: ÇİFTÇİNİN TRAKTÖRÜNE “HUKUKSUZ” İNFAZ!
Kayseri Adliyesi önünde yükselen ses, sadece bir çiftçinin değil, hukuka güvenen tüm vatandaşların sesi oldu. Sivas’ta tarımla uğraşan Ali Özdemir’in, 96 yıldır yürürlükte olan ve “çiftçinin üretim aracı haczedilemez” diyen emredici kanun hükmüne rağmen traktörünün satılması, “hukuk katliamı” olarak nitelendirildi.
“96 Yıllık Kanunu Yok Sayan Bürokrat Olmaz!”
Basın açıklamasında konuşan Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Mahmut Şahin, icra dairesindeki keyfiyete ateş püskürdü:
“Elimizde 1932 yılından beri yürürlükte olan bir kanun var. İcra ve İflas Kanunu 82. madde açıkça ‘Çiftçinin traktörü haczedilemez’ diyor. Bir icra müdür yardımcısı, bir banka veya avukat istedi diye bu kanunu çiğneme cüretini nereden buluyor? Bu sadece bir usul hatası değil, görevi kasten kötüye kullanmaktır. Eğer bir devlet memuru kanunu bilmiyorsa o koltukta oturmamalı, biliyor da uygulamıyorsa bunun adı hukuk tanımazlıktır!”
Üretim Durdu, Çiftçinin Eli Kolu Bağlandı
Mağdur çiftçi Ali Özdemir, traktörünün 2025 yılında haczedildiğini ve geçtiğimiz Mart ayında usulsüzce satıldığını belirtti. Adliye önünde çaresizliğini dile getiren Özdemir, “Traktörüm benim her şeyimdi. Onu elimden aldıklarında sadece malımı değil, ekmeğimi de aldılar. Şu an ekim yapamıyorum, borcumu ödemek istesem de üretim aracım olmadığı için elim kolum bağlı” dedi.
İcra Müdür Yardımcısı E.B. Hakkında Suç Duyurusu
Tüketiciler Birliği Avukatı Ayşegül Nur Aktan tarafından hazırlanan dilekçeyle, kanunu hiçe sayarak haciz ve satış işlemini gerçekleştiren Sivas İcra Dairesi Müdür Yardımcısı E.B. hakkında “Görevi Kötüye Kullanma” (TCK 257/1) suçundan dava açılması talep edildi. Dilekçede, Yargıtay’ın “Traktör çiftçinin vazgeçilmezidir” yönündeki onlarca yerleşik içtihadının görmezden gelindiği vurgulandı.
“Bu Yanlış Devletin Kasasından Çıkacak!”
Mahmut Şahin, yapılan bu hukuksuzluğun bedelinin ağır olacağını belirterek; “Çiftçinin uğradığı bu telafisi imkansız zararın hesabını soracağız. Sorumsuz bir bürokratın imzasıyla çiftçinin üretimini durdurmanın bedelini devlet tazminat olarak ödemek zorunda kalacak. Biz bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız” ifadelerini kullandı.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Çiftçinin traktörü borç nedeniyle haczedilebilir mi?
Hayır, yürürlükteki kanunlara göre borçlu eğer bir çiftçiyse, kendisinin ve ailesinin geçimi için zorunlu olan traktörü, ziraat aletleri ve arazisi haczedilemez. Yargıtay’ın yerleşik içtihatları da traktörün çiftçi için “vazgeçilmez bir üretim aracı” olduğunu ve haczedilemeyeceğini açıkça belirtmektedir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 82. maddesi neyi korur?
İcra ve İflas Kanunu’nun 82/1-4 maddesi, borçlunun mesleğini sürdürebilmesi için gerekli olan malları koruma altına alır. Bu madde uyarınca; çiftçilerin tarımsal üretimini sürdürebilmesi adına traktör, pulluk ve benzeri nakil vasıtaları ile ziraat aletleri “haczedilemez mallar” statüsündedir.
Usulsüz haciz işlemi yapan icra memuru suç işlemiş sayılır mı?
Evet, icra memurları kendilerine sunulan haciz taleplerinin kanuna uygun olup olmadığını ressen (kendiliğinden) değerlendirmek ve kanuna aykırı talepleri reddetmekle yükümlüdür. Kanunun emredici hükümlerini yok sayarak yapılan haciz işlemleri, Türk Ceza Kanunu’nun 257/1 maddesi uyarınca “Görevi Kötüye Kullanma” suçunu oluşturabilir.
Kayseri Adliyesi önünde yapılan basın açıklamasının amacı neydi?
Tüketiciler Birliği heyeti ve mağdur çiftçi Ali Özdemir, 29 Nisan 2026 tarihinde saat 11.00’de bir araya gelerek, kanuna aykırı şekilde traktörü haczedilip satılan çiftçi için suç duyurusunda bulunmuştur. Açıklamanın temel amacı, çiftçinin üretim hakkının gasp edilmesine dikkat çekmek ve usulsüz işlem yapan memur hakkında yasal süreç başlatmaktır.
Traktörü usulsüzce haczedilen bir çiftçi ne yapmalı?
Traktörü haczedilen bir çiftçi, vakit kaybetmeden icra mahkemesine başvurarak haczedilemezlik şikayetinde bulunmalıdır. Eğer memurun kanunu bile isteye çiğnediği bir durum söz konusuysa, sorumlular hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulabilir ve uğranılan maddi zarar için tazminat davası açılabilir.
Haczedilen traktörün satılması çiftçiyi nasıl etkiler?
Traktör, bir çiftçinin temel geçim ve üretim aracıdır. Traktörün elinden alınması, çiftçinin ekim ve hasat yapmasını imkansız hale getirerek sadece kendisinin değil, ailesinin de geçim kaynağını yok eder; bu durum anayasal mülkiyet ve çalışma haklarının ihlali anlamına gelir.
Haberin Özeti: 5 Maddede Hukuksuzluk Süreci
- ✓ 96 Yıllık Kanun Çiğnendi: 1932’den beri yürürlükte olan İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK 82/1-4) çiftçiyi koruyan emredici hükümleri yok sayıldı.
- ✓ Üretim Aracı Gasp Edildi: Çiftçi Ali Özdemir’in tek geçim ve üretim kaynağı olan traktörü, yasak olmasına rağmen haczedilip 31 Mart 2026’da satıldı.
- ✓ Suç Duyurusu Yapıldı: Sivas İcra Dairesi Müdür Yardımcısı E.B. hakkında TCK 257/1 uyarınca “Görevi Kötüye Kullanma” suçundan savcılığa başvuruldu.
- ✓ Üretim Zinciri Kırıldı: Hukuksuz haciz nedeniyle çiftçi tarlasını ekemez hale geldi; borcun ödenmesi kolaylaştırılmak yerine imkansızlaştırıldı.
- ✓ Tüketiciler Birliği Takipte: Mahmut Şahin ve Umut Karademir liderliğindeki heyet, davanın emsal teşkil etmesi için sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını açıkladı.
| Hukuki Kategori | Kanuni Dayanak (Emredici Hüküm) | Vaka Özelinde Gerçekleşen İhlal / Durum |
|---|---|---|
| Haczedilemezlik | İİK Madde 82/1-4: Çiftçinin ve ailesinin geçimi için zaruri olan ziraat aletleri haczedilemez. | Geçimini çiftçilikle sağlayan Ali Özdemir’in tek üretim aracı olan 25 PE 138 plakalı traktörü, kanunun açık hükmüne rağmen usulsüzce haczedilmiştir. |
| Ceza Kanunu | TCK Madde 257/1: Görevinin gereklerine aykırı hareketle kişilerin mağduriyetine neden olma. | Sivas İcra Dairesi Müdür Yardımcısı E.B., yasaya aykırı haciz talebini kabul ederek görevini kötüye kullanmıştır. |
| Yargıtay İçtihadı | 12. Hukuk Dairesi: “Traktör çiftçiler için vazgeçilmez bir araçtır ve haczedilemez.” | Yerleşik Yargıtay içtihatları yok sayılarak çiftçinin tarımsal faaliyetleri durdurulmuştur. |
| Anayasal Haklar | AYM Madde 35, 48, 49: Mülkiyet hakkı, çalışma hürriyeti ve hakkının güvencesi. | Çiftçinin üretim aracının elinden alınmasıyla mülkiyet hakkı ve çalışma hürriyeti ihlal edilmiştir. |
Editörün Notu: Hukuk, Herkes İçin Güvencedir
Kıymetli okurlarımız, bugün Kayseri Adliyesi önünde şahitlik ettiğimiz tablo, sadece bir çiftçinin traktörünün elinden alınması hikayesi değil; açıkça yazılmış bir kanunun, bir kamu görevlisi eliyle nasıl yok sayılabileceğinin somut bir örneğidir. 1932 yılından bu yana yürürlükte olan İcra ve İflas Kanunu, üretimin devamlılığını sağlamak adına çiftçinin üretim araçlarını koruma altına almıştır.
Hukuk devletinde bürokrasinin görevi, kanunları “yoruma kapalı” şekilde uygulamaktır. Bir memurun, borçlunun çiftçi olduğunu bilmesine rağmen üretim aracını haczetmesi, basit bir hata değil, bir sistem sorunudur. Bizler Tüketiciler Birliği olarak, sadece hak ihlallerini duyurmakla kalmıyor, aynı zamanda bu tür hukuksuzlukların bir “alışkanlık” haline gelmemesi için yargı yolunu sonuna kadar zorluyoruz.
Bu davanın takipçisi olmamızın sebebi, yarın bir başka vatandaşımızın da benzer bir keyfiyetle karşılaşmasını engellemektir. Unutmayın ki hak aranmadıkça, hukuksuzluk kural haline gelir. Hepinizi haklarınıza sahip çıkmaya davet ediyorum.
Saygılarımla,
Umut Karademir
Tüketiciler Birliği Genel Başkan Yardımcısı
Hukuksuzluğa Karşı Sizin Sesiniz Ne Diyor?
Çiftçinin traktörü, yani ekmeği elinden alınırken kanunların bu denli esnetilmesi hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce de kamu görevlileri bu tür emredici hükümleri çiğnediğinde daha ağır yaptırımlarla karşılaşmalı mı? Görüşleriniz bizim ve adalet arayan binlerce vatandaşımız için çok değerli.
Düşüncelerinizi Paylaşın* Yorumunuz anında sisteme düşecek ve topluluk tartışmasına katkı sağlayacaktır.

Çiftçinin traktörü, yani ekmeği, alın teri ve üretim aracı, 1932’den beri yürürlükte olan İcra ve İflas Kanunu’nun 82. maddesiyle açıkça haczedilemez olduğu halde haczedilip satılıyor. Yargıtay’ın onlarca emsal kararı varken, icra dairesi müdür yardımcısı göz göre göre kanunu çiğniyor.
Bu, basit bir usul hatası değil; görevi kötüye kullanmanın açık örneğidir. Kamu görevlisi, bankanın veya avukatın talebiyle kanunu hiçe sayamaz. Çiftçi Ali Özdemir’in traktörü elinden alındıktan sonra nasıl ekecek, nasıl geçinecek, nasıl borcunu ödeyecek?
Bu zihniyet devam ederse yarın başka çiftçilerin de traktörü, hayvanı, toprağı gasp edilecek.
Yeter artık!
Kamu görevlileri kanunları uygulamak zorunda. Emredici hükümleri “esnetmek” diye bir şey yok. Bu olayda sorumlular hakkında gerekli soruşturma derhal açılmalı, traktörün iadesi sağlanmalı ve benzer hukuksuzlukların önü kesilmelidir.
Adalet bu kadar ucuz olmamalı. Çiftçi korunmazsa üretim biter, ülke biter.