Artan konut fiyatları nedeniyle büyük bütçeler ayrılarak satın alınan sıfır dairelerde, teslimat sonrası ortaya çıkan altyapı ve işçilik sorunları tüketicileri mağdur ediyor. Tüketiciler Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Eren Gürpınar, müteahhitlerin sorumluluktan kaçtığı durumlarda 6502 sayılı kanun kapsamındaki yasal süreçlerin acilen işletilmesi gerektiğini vurguladı.
Kayseri Kocasinan İlçe Tüketici Hakem Heyeti ve Tüketiciler Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Eren Gürpınar tarafından yapılan kamuoyu açıklamasında, yeni konut projelerindeki kalite standartları ve denetim mekanizmaları sert bir dille eleştirildi. Yüksek standartlı yaşam vaadiyle satılan sıfır binalarda, tüketicilerin teslimattan kısa süre sonra ciddi yapısal sorunlarla karşı karşıya kaldığı bildirildi.
Özellikle inşaat maliyetlerinin ve konut fiyatlarının ulaştığı seviyeler göz önüne alındığında, vatandaşların hayat boyu elde ettikleri birikimlerin güvencesiz kaldığı vurgulandı. Gürpınar, satış sonrası hizmet yükümlülüklerinden kaçınan yüklenici firmaların, sektörel bir mağduriyet zinciri oluşturduğuna dikkat çekti.
Dışı Lüks, İçi Sorun Yumağı
Açıklanan raporda, sıfır konutlarda en sık karşılaşılan fiziksel kusurlar listelendi. Tesisat sızıntıları, taşıyıcı olmayan asma tavan çökmeleri, standart dışı elektrik ve doğrama montajları ilk sırayı alıyor. Ayrıca, ses ve ısı yalıtımındaki yetersizlikler nedeniyle binaların temel yaşam standartlarını karşılayamadığı ifade ediliyor.
Ortak Kullanım Alanlarındaki Eksiklikler
Mağduriyetler sadece daire içi ile sınırlı kalmıyor. Ortak kullanım alanlarındaki kronik asansör arızaları, yetersiz çevre aydınlatması, eksik otopark kapasitesi ve çalışmayan güvenlik sistemleri, gayrimenkulün kullanım değerini doğrudan düşürüyor. Yüklenici firmaların sorumluluk reddi yapmasının, tüketici tarafında maddi kayıpların yanı sıra psikolojik yıpranmaya da yol açtığı belirtiliyor.

Denetim Boşluğu ve Yetkili Kurumlara Çağrı
Haberin odak noktasında, yapı ruhsatı ve iskan (yapı kullanma izin belgesi) süreçlerindeki bürokratik boşluklar yer alıyor. Eren Gürpınar, yapısal eksikliklerine rağmen tamamlama onayı alan binaların, denetim firmaları ve yerel yönetimler tarafından sahada yeterince incelenmediğini savundu.
Bağımsız denetim mekanizmalarının sadece kağıt üzerinde kalması, faturanın son kullanıcıya kesilmesine neden oluyor. Mevzuatın müteahhitleri, sattıkları konutun arkasında durmaya zorlayacak şekilde katı bir pratiğe dökülmesi gerektiği konusunda yetkili makamlara acil düzenleme çağrısı yapıldı.
Gizli Ayıp Durumunda Tüketicinin Yasal Hakları
Tüketicilerin bu tür mağduriyetler karşısında sessiz kalmaması hayati önem taşıyor. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun gereği, satın alınan konutta sonradan ortaya çıkan ve olağan bir gözlemle ilk etapta fark edilemeyen sorunlar “gizli ayıp” statüsündedir. Konut satışlarında gizli ayıp nedeniyle satıcının sorumluluğu, teslim tarihinden itibaren 5 yıl olarak belirlenmiştir. Eğer söz konusu ayıp, satıcı tarafından ağır kusur veya hile ile gizlenmişse bu durumda zaman aşımı süresi işlemez.
Ayıplı Malda Seçimlik Haklar ve Başvuru Süreci
Vatandaşlar, ayıplı mal tespitinde kanunun tanıdığı net seçimlik haklara sahiptir. Bunlar; konutun ücretsiz onarılmasını isteme, ayıp oranında satış bedelinden indirim talep etme veya şartlar elveriyorsa sözleşmeden dönmedir. Bu hakların kullanımı için uyuşmazlık bedeline göre İl veya İlçe Tüketici Hakem Heyetlerine başvurulabilir. Her yıl güncellenen parasal sınırı aşan uyuşmazlıklarda ise zorunlu arabuluculuk sürecinin ardından doğrudan Tüketici Mahkemelerine dava açılmalıdır.
Ev satın alırken karşılaştığınız yapısal kusurların kader olmadığını unutmayın ve mağduriyetinizin çözümü için vakit kaybetmeden yasal haklarınızı kullanarak resmi hukuki süreçleri başlatın.
