1. Haberler
  2. TÜKETİCİ ÇÖZÜM REHBERİ
  3. İmza Her Ek Ücreti Geçerli Kılmıyor: Satıcının Sonradan İstediği Bedelde Kanun Ne Diyor?

İmza Her Ek Ücreti Geçerli Kılmıyor: Satıcının Sonradan İstediği Bedelde Kanun Ne Diyor?

Tüketici sözleşmesinde yer almayan ek ücret istenebilir mi? 6502 sayılı Kanun’a göre ücret, masraf, 12 punto ve ispat yükü kuralları.

Tüketici sözleşmesinde yer almayan ek ücret talebini inceleyen tüketici ve 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketici hakları
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
HABERİN ÖZETİ

Sözleşmede olmayan ek ücrette tüketicinin hakları

  • Satıcı veya sağlayıcının yasal yükümlülükleri ile kendi menfaati için yaptığı masraflar tüketiciye ayrıca yüklenemez.

  • Tüketiciden alınacak ücret ve masrafların sözleşmede veya sözleşmenin ekinde açıkça gösterilmesi gerekir.

  • Ücret bilgisinin tüketiciye verildiğini ispatlama yükümlülüğü sözleşmeyi düzenleyen tarafa aittir.

  • Sözleşme koşulları, sözleşme süresi içinde tüketicinin aleyhine tek taraflı olarak değiştirilemez.

Kısa cevap: Sözleşmedeki dayanağı açıklanmayan bir ek bedeli hemen ödemeyin; sözleşme ve eklerini isteyerek itirazınızı yazılı şekilde yapın.

Satıcı, sağlayıcı veya kredi veren; mal ya da hizmet alımı sırasında tüketici sözleşmesinde ve eklerinde açıklanmayan bir ücreti sonradan tahsil edebilir mi? 6502 sayılı Kanun, işletmenin yasal yükümlülükleri ile kendi menfaati için yaptığı masrafların tüketiciye ayrıca yüklenemeyeceğini, diğer ücretlerin ise açıkça bildirilmesini öngörüyor.

Sözleşmede yazmayan ek ücret tüketiciden istenebilir mi?

Tüketicinin önüne satış tamamlandıktan sonra “işlem ücreti”, “dosya masrafı”, “hizmet bedeli” veya benzeri adlarla yeni bir ödeme çıkarılması sık rastlanan uyuşmazlıklardan biri. Ancak bir bedelin farklı bir adla faturaya eklenmesi, o ücreti kendiliğinden hukuka uygun hâle getirmiyor.

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un “Temel ilkeler” başlıklı 4’üncü maddesine göre tüketicinin sunulan mal veya hizmet kapsamında haklı olarak yapılmasını beklediği işlemler için ayrıca ücret talep edilemiyor. Satıcı veya sağlayıcının yasal yükümlülükleri ile kendi menfaati doğrultusunda yaptığı masraflar da tüketicinin hesabına eklenemiyor.

Bu nedenle öncelikle ücretin adına değil, hangi hizmet karşılığında istendiğine ve sözleşmede nasıl düzenlendiğine bakılması gerekiyor. Ticaret Bakanlığı’nın tüketici sözleşmelerine ilişkin bilgilendirmesi de aynı temel esasları açıklıyor.

Net kural: Satıcının zaten yerine getirmek zorunda olduğu bir işlem veya kendi ticari faaliyetini sürdürebilmek için yaptığı masraf, yalnızca farklı bir ad verilerek tüketiciye yüklenemez.

Her türlü ücret önceden açıklanmak zorunda

6502 sayılı Kanun kapsamında düzenlenen sözleşmelere dayanılarak tüketiciden alınacak ücret ve masraflara ilişkin bilgilerin, sözleşmenin eki olarak kâğıt üzerinde verilmesi gerekiyor. İnternet, telefon veya başka bir uzaktan iletişim aracıyla kurulan sözleşmelerde ise bilgilendirmenin kullanılan araca uygun biçimde yapılması zorunlu.

Ücretin yalnızca şirketin iç sisteminde bulunması yeterli değil. Tüketicinin bedeli sözleşme kurulmadan önce görebilmesi, anlayabilmesi ve daha sonra erişebileceği şekilde saklayabilmesi gerekiyor.

Ücret ve masraf bilgisinin tüketiciye verildiğini ispatlama yükü de sözleşmeyi düzenleyen satıcı, sağlayıcı veya kredi verene ait. Başka bir ifadeyle firma, “Tüketici bunu biliyordu” demekle yetinemez; bilgilendirmenin yapıldığını belgelemek zorunda.

Sonradan talep edilen yeni hizmetler farklı değerlendirilebilir

Sözleşmede bulunmayan her ödeme talebinin koşulsuz biçimde geçersiz olduğunu söylemek doğru olmaz. Tüketici sözleşme kurulduktan sonra yeni ve ilave bir hizmet ister, bedeli konusunda açıkça bilgilendirilir ve bunu kabul ederse ayrıca ücret alınması mümkün olabilir.

Buradaki ayrım, tüketicinin sonradan talep ettiği bağımsız bir hizmet ile satıcının mevcut sözleşmeden doğan yükümlülüğünü yerine getirirken çıkardığı masraf arasında yapılmalı. Tüketicinin açık talebi ve onayı bulunmadan faturaya eklenen bedeller ise uyuşmazlığa konu edilebilir.

Sözleşmeler en az 12 punto ve okunabilir olmalı

Kanunda yazılı olarak düzenlenmesi öngörülen tüketici sözleşmeleri ve bilgilendirmelerin en az 12 punto büyüklüğünde hazırlanması gerekiyor. Metnin anlaşılabilir bir dilde, açık, sade ve okunabilir olması da zorunlu.

Sözleşmenin bir örneği tüketiciye kâğıt üzerinde veya kalıcı veri saklayıcısıyla verilmelidir. E-posta, kısa mesaj veya tüketicinin daha sonra değişmeden erişebileceği benzeri araçlar bu kapsamda kullanılabilir.

Sözleşmede bulunması zorunlu şartlardan birinin eksik olması, sözleşmeyi doğrudan geçersiz hâle getirmiyor. Ancak eksikliğin sözleşmeyi düzenleyen tarafından derhâl giderilmesi gerekiyor.

İmzalanan sözleşme tüketici aleyhine değiştirilemez

Taraflar arasında kurulan tüketici sözleşmesindeki koşulların, sözleşme süresi içinde tüketici aleyhine tek taraflı olarak değiştirilmesi genel kural olarak mümkün değil. Satıcı veya sağlayıcı, daha sonra yeni bir masraf kalemi ekleyerek tüketicinin ödeme yükünü ağırlaştıramaz.

Özellikle abonelik, üyelik ve uzun süreli hizmet sözleşmelerinde sonradan gönderilen bildirimlerin dikkatle incelenmesi gerekiyor. Bildirim yapılmış olması, her değişikliğin kendiliğinden geçerli olduğu anlamına gelmez; sözleşmenin içeriği ve ilgili hizmete ilişkin özel mevzuat birlikte değerlendirilmelidir.

Banka ve kredi işlemlerinde özel kurallar uygulanıyor

Bankalar, tüketici kredisi veren finansal kuruluşlar ve kart çıkaran kuruluşlar tarafından faiz dışında alınabilecek ücret, komisyon ve masraflar ayrıca düzenleniyor. Bu alanlarda Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından belirlenen usul ve esasların da incelenmesi gerekiyor.

Dolayısıyla bir banka ücretinin yalnızca sözleşmede yazması her durumda yeterli olmayabileceği gibi, faiz dışındaki her ücretin otomatik olarak hukuka aykırı olduğu da söylenemez. Ücretin ilgili düzenlemelerde izin verilen kalemlerden olup olmadığına bakılmalı.

Ek ücretle karşılaşan tüketici ne yapmalı?

Tüketici öncelikle sözleşmenin tamamını, eklerini, ön bilgilendirme formunu ve ücret tarifesini yazılı olarak istemeli. İnternet üzerinden yapılan işlemlerde sipariş ekranları, onay kutuları, e-postalar ve mesajlar saklanmalı.

Sözleşmede dayanağı bulunmayan bir bedel tahsil edilmişse firmaya yazılı itiraz gönderilerek ücretin hangi hizmet karşılığında alındığı sorulabilir ve iadesi talep edilebilir. İtirazın e-posta, kayıtlı başvuru veya ispatlanabilir başka bir yöntemle yapılması tüketicinin elini güçlendirir.

Uyuşmazlık çözülemezse 2026 yılında değeri 186 bin liranın altında bulunan tüketici uyuşmazlıkları için il veya ilçe tüketici hakem heyetlerine başvurulabiliyor. Başvuru, e-Devlet üzerinden Tüketici Bilgi Sistemi aracılığıyla da yapılabiliyor. Bu sınırın üzerindeki uyuşmazlıklarda ise dava şartı arabuluculuk ve ardından tüketici mahkemesi yolu gündeme gelebiliyor. Güncel başvuru koşulları Ticaret Bakanlığının bilgilendirme sayfasından kontrol edilebilir.

Tüketicinin elini güçlendiren belgeler

  • İmzalanan sözleşme ve bütün ekleri
  • Ön bilgilendirme formu ve ücret tarifesi
  • Fatura, banka veya kredi kartı hesap özeti
  • E-posta, kısa mesaj, ekran görüntüsü ve yazılı itiraz kayıtları

Tüketiciler, karşılarına çıkarılan ek bedelin adına değil sözleşmedeki dayanağına bakmalı ve itirazlarını mutlaka yazılı olarak yapmalı.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter