Abonelik iptallerinde faturalara yansıyan “cayma bedelleri”, mevzuat ve uygulama arasındaki ince çizgide tartışılmaya devam ediyor. Kanun “tüketici lehine olan bedel alınır” dese de, operatörlerin karmaşık indirim hesaplamaları Hakem Heyetlerini de zor durumda bırakıyor. İşte o meşhur “hesaplama paradoksu”nun perde arkası.
Kanun Açık: En Düşük Bedel Esastır
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve bağlı yönetmelikler, abonelik feshinde tüketicinin korunması için “düşük olan bedel” ilkesini benimsemiştir. Ancak saha uygulamalarında, operatörlerin sunduğu “fatura üzerinden yapılan yüksek indirim” kalemleri, fesih anında birer “borç yükü” olarak geri dönüyor. Tüketici Hakem Heyetleri, önlerine gelen dosyalarda bu indirim dökümlerini mevzuat hükümlerine göre incelemekle yükümlüdür.
Hakem Heyetleri ve “Bağlı Yetki” Sorunu
Olay Türk TV ekranlarında Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Mahmut Şahin ve Genel Başkan Yardımcısı Umut Karademir tarafından dile getirilen eleştiriler, aslında sistemin teknik işleyişine yönelik bir uyarı niteliği taşıyor. Heyetler, mevzuatta yer alan “sağlanan faydaların iadesi” maddesini baz aldığında, operatörün sunduğu döküm üzerinden karar vermek durumunda kalabiliyor. Bu durum, kağıt üzerinde mevzuata uygun görünse de, sonuç itibarıyla tüketicinin “cayma hakkını” kullanmasını zorlaştıran bir mali engel oluşturuyor.
İndirim mi, Tuzak mı?
Dijital Karakol olarak yaptığımız araştırmaya göre; “aylık 500 TL yerine indirimle 200 TL” şeklinde kurgulanan paketlerde, erken fesihte geri istenen 300 TL’lik farklar, kısa sürede kalan aylar toplamını aşabiliyor. Mevzuatın “tüketici lehine” dediği madde, operatörlerin bu agresif fiyatlandırma stratejileri arasında çoğu zaman etkisini yitiriyor. Tüketiciler Birliği yöneticilerinin dikkat çektiği nokta tam da burası: Mevzuatın ruhu tüketicinin kolayca caymasını hedeflerken, teknik hesaplama yöntemleri bu hakkın önüne set çekiyor.
EDİTÖRÜN NOTU: Hakem heyetlerini suçlamak yerine, mevzuattaki bu “indirim hesaplama” yöntemlerinin tüketiciyi mağdur etmeyecek şekilde yeniden düzenlenmesi şarttır. Dijital Karakol olarak uyarımız; sözleşme imzalarken “etiket fiyatı” ile “indirimli fiyat” arasındaki farkın, erken fesihte size nasıl döneceğini mutlaka sormanızdır.
Adalet sadece kağıt üzerinde yazan değil, vatandaşın cebine yansıyandır.
