Haberde Öne Çıkan Başlıklar
Kayseri’de bir özel okulun haksız ek yemek ücreti talebine karşı başlayan hukuk mücadelesi, Yargıtay’ın emsal kararıyla sonuçlandı. İlgisiz bir mevzuata dayanarak tüketici aleyhine karar veren mahkeme hâkimi nedeniyle, Hazine ve Maliye Bakanlığı tazminata mahkum edildi.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, Kayseri’de özel okul ücretleri anlaşmazlığında yanlış mevzuata dayanarak tüketici aleyhine hüküm kuran yerel mahkeme hâkiminin kararını bozarak devleti 10.622 TL tazminata mahkum etti. Hukuk kayıtlarına geçen bu gelişme, yargısal hatalarda tüketicinin Hazine ve Maliye Bakanlığı’na dava açabilme hakkını uygulamalı olarak yeniden gündeme taşıdı.
Ziya ve Gülhanim Biçer isimli veliler, çocuklarının eğitim gördüğü Bilfen Eğitim Kurumları’na bağlı anaokulunun enflasyon gerekçesiyle yıl ortasında talep ettiği 8.100 TL tutarındaki ek yemek ücretini ödedikten sonra Kocasinan Tüketici Hakem Heyeti’ne başvurdu. Heyet, veliyi haklı bularak söz konusu ücretin iadesine hükmetti. Kurum yönetimi ise bu kararın iptali talebiyle Kayseri 1. Tüketici Mahkemesi’ne itiraz davası açtı.
Mahkemeden İlgisiz Gerekçe ve Skandal Karar
Dava sürecinde hâkim, konu haksız ek yemek ücreti iadesi olmasına rağmen, dosyayı “öğretim yılı başlamadan okuldan ayrılanlardan yüzde 10 kesinti yapılacağı” yönündeki tamamen farklı bir yönetmelik maddesine dayandırarak kurumu haklı buldu. Tüketici mahkemesi kararlarının ilgili yasa gereği kesin nitelik taşıması nedeniyle tüketicinin olağan itiraz yolları kapandı.
Yargıtay Süreci ve Devlete Tazminat Cezası
Tüketiciler Birliği’nin hukuki desteğiyle hareket eden aile, konuyu doğrudan Yargıtay’a taşıdı ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) uyarınca Hazine ve Maliye Bakanlığı aleyhine tazminat davası açtı. Dosyayı ilk derece mahkemesi sıfatıyla inceleyen Yargıtay 3. Hukuk Dairesi (2023/16 Esas, 2025/22 Karar), hâkimin farklı anlam yüklenemeyecek kadar açık bir kanun hükmüne aykırı davrandığını ve duruşma tutanağında bulunmayan bir sebebe dayandığını tespit etti. Yargıtay, devletin tüketiciye 10.622 TL tazminat ödemesine karar verdi.
Fatura Milletin Değil, Hâkimin Cebinden Çıkmalı
Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Mahmut Şahin kararın ardından yaptığı açıklamada, Hazine’den çıkan bu tazminat bedelinin ilgili hâkimden tahsil edilmesi için hukuki süreci takip edeceklerini belirtti. Şahin, açık yargı hatalarının bedelinin kamu bütçesinden karşılanamayacağını vurguladı.

Tüketici Hakları: Hâkim Hatalarında Tazminat Süreci Nasıl İşler?
Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) Madde 46 kapsamında, yargısal faaliyetler sırasındaki ağır ihlallere karşı devlet aleyhine tazminat davası açılabilmektedir. Hukukun açıkça ihlal edilmesi durumunda tüketicilerin izlemesi gereken hukuki adımlar şunlardır:
Davanın Yöneltildiği Taraf ve Görevli Mahkeme
Açık kanun ihlali, taraf tutma veya tutanakta olmayan bir sebebe dayanarak verilen kararlarda dava hâkimin şahsına değil, doğrudan Hazine ve Maliye Bakanlığı’na açılır. Bu tür davalar doğrudan Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesinde ilk derece mahkemesi sıfatıyla görülür.
Rücu Mekanizması Nedir?
Devletin tüketiciye ödediği tazminat bedeli, ilgili kurumlarca bir yıl içinde sorumluluğu bulunan hâkimden tahsil (rücu) edilmek zorundadır.
Yargıtay’ın verdiği bu emsal karar, kesinleşmiş mahkeme kararlarında dahi açık hukuk ihlallerine karşı tüketicilerin hak arama yollarının HMK 46. madde ile tam koruma altında olduğunu kanıtlıyor.
Davanın Gerekçeli Kararı


Tüketiciler Birliği’nden Not
Mahmut ŞAHİN – Genel BaşkanHukuk mücadeleleri genellikle uzun, yorucu ve yer yer umut kırıcıdır. Birçok vatandaşımız “koskoca kuruma, hele ki yargıya karşı nasıl hak arayacağım” düşüncesiyle daha yolun başında pes ediyor. Oysa bugün konuştuğumuz bu emsal karar, inatla ve doğru bilgiyle yürütülen bir sürecin doğal sonucudur.
Ziya ve Gülhanim Biçer kardeşlerimiz bu mağduriyeti yaşadıklarında kapımızı çaldılar. Hakem heyeti başvurusundan tutun, yerel mahkemedeki alakasız gerekçeye itiraz edilmesine ve nihayetinde dosyanın Yargıtay’a taşınmasına kadar, sürecin her satırını birlikte okuduk, adımları beraber attık. Bunu yaparken amacımız ne kurumları yıpratmak ne de kendi adımıza bir zafer ilan etmekti. Bizim tek derdimiz, sivil toplum örgütü olmanın temel sorumluluğunu yerine getirerek, vatandaşı o karmaşık hukuk koridorlarında yalnız bırakmamaktı.
Bu dosyada asıl mesele, mahkemenin hatalı karar vermesi değil; bu bariz hatanın bedelsiz kalmamasıdır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 46, vatandaşa açıkça “hâkim bariz bir hata yaparsa devlete tazminat davası açabilirsin” der. Biz sadece bu yasal hakkın işlediğini kanıtladık. Şimdi sırada, milletin kasasından çıkan bu tazminatın, o hatalı karara imza atan hâkime rücu edilmesi (tahsil edilmesi) süreci var. Bunu da aynı ciddiyetle takip ediyoruz.
Lütfen haklı olduğunuzu bildiğiniz konularda geri adım atmayın. Biz, Tüketiciler Birliği olarak, haksızlığa boyun eğmeyen, hakkını arayan her tüketicinin yanında durmaya ve o meşakkatli yolu beraber yürümeye devam edeceğiz.
