Kredi kullanan ancak ödeme planı veya kararı konusunda tereddüt yaşayan vatandaşlar için yasal “cayma hakkı” süreci büyük önem taşıyor. Tüketiciler Birliği, 14 günlük yasal süre içinde bankaya herhangi bir tazminat ödemeden krediden vazgeçilebileceğini hatırlattı.
Bankalardan ihtiyaç, taşıt veya konut kredisi çeken tüketiciler, aldıkları karardan pişmanlık duymaları halinde yasal haklarını kullanarak sözleşmeyi feshedebiliyor. Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Mahmut Şahin, özellikle plansız yapılan harcamalar sonrası borç yükü altına giren vatandaşları uyararak, 14 günlük “düşünme süresi”ne dikkat çekti.
Kredi Kullanımında 14 Günlük Cayma Süreci
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca, kredi sözleşmesinin imzalandığı tarihten itibaren tüketicilerin 14 gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin cayma hakkı bulunuyor. Bu süreçte tüketicinin bankaya giderek vazgeçtiğini beyan etmesi yeterli görülüyor.
Şahin, birçok kişinin bankaya karşı mahcubiyet duyduğu veya yüksek cezalar ödeyeceğini düşündüğü için bu haktan yararlanmadığını belirtti. Ancak mevcut mevzuat, tüketicinin “ben vazgeçtim” deme hakkını yasal koruma altına alıyor.

Cezai Şart ve Dosya Masrafı Ödenmiyor
Eski uygulamaların aksine, güncel yasalar kapsamında kredi iptali için bankaya herhangi bir tazminat veya ceza ödenmesi gerekmiyor. Tüketiciden, krediden vazgeçtiği ana kadar geçen süreye ait günlük faiz dışında bir ücret talep edilemiyor.
Kredi cayma hakkı kullanılırken bankanın tahsil ettiği dosya masrafı, sigorta bedeli ve diğer ek ücretlerin de tüketiciye iade edilmesi zorunluluğu bulunuyor. Tüketici, anaparayı ve varsa o güne kadar işleyen faizi geri ödeyerek borç ilişkisini tamamen sonlandırabiliyor.
Tüketicilerin İzlemesi Gereken Yasal Adımlar
Krediden vazgeçmek isteyen vatandaşların, 14 günlük süreyi geçirmeden bankaya yazılı bildirimde bulunması tavsiye ediliyor. Bildirim sonrası, kullanılan kredi tutarının ve tahakkuk eden faizin en geç 30 gün içinde bankaya geri ödenmesi şartı aranıyor.
Mahmut Şahin, bankaların bu süreçte zorluk çıkarması durumunda tüketicilerin Tüketici Hakem Heyetlerine başvurabileceğini vurguladı. Kanunen tanınan bu hak, hatalı finansal kararların tüketicinin üzerinde kalıcı bir yük oluşturmasını engellemeyi hedefliyor.
Sözleşme imzalanmış olsa dahi yasal süreyi takip ederek borç sarmalından kurtulmak tüketicinin elinde bulunuyor.
