Her yaz döneminde Türkiye sahillerinde en çok tartışılan konulardan biri olan plaj işgalleri, giriş ücretleri ve şezlong dayatmaları hakkında hukuki gerçekler ve tüketiciler olarak sahip olduğumuz haklar oldukça nettir.
Anayasa ve Kıyı Kanunu’na göre kıyılar devletin hüküm ve tasarrufu altındadır ve herkesin eşit, serbest ve ücretsiz kullanımına açıktır.
7121 sayılı Kanun’un 5. maddesinin ilgili bendi uyarınca, sahil şeritlerinde yapılacak yapıların kıyıdan en az 50 metre uzakta olması gerekmektedir. 6. madde ile ise kıyıların herkesin eşitlik ve serbestlikle yararlanmasına açık olduğu tekrar edilerek, kıyılara yapı yapılmasının yasak olduğu; duvar, çit, parmaklık, tel örgü, hendek, kazık ve benzeri engellerin oluşturulamayacağı hüküm altına alınmıştır.
Tüketicilerimiz veya vatandaşlarımız bunun aksi durumlarla karşılaştıklarında ne yapmalıdırlar?
1- Ücret vermeyi reddettiğiniz durumda işletme tarafından halkın plaja alınmasının engellenmesi, Anayasa Madde 23’te koruma altına alınmış olan “seyahat hürriyeti”nin ihlali teşkil edecektir. İşbu hak ihlallerine karşı her zaman kolluk kuvvetlerine başvurulması mümkündür.
2- Salt kıyılardan yararlanmak amacıyla, bilmeden yahut mecbur kalınarak verilen ücretlerin iadesi amacıyla Tüketici Hakem Heyetine başvuru yolu açıktır. Ödenen bedel, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 68. maddesi ve verilen ücreti gösterir belge dayanak gösterilerek Tüketici Hakem Heyetleri nezdinde yapılacak başvuru sonucunda, kıyılardan yararlanma karşılığında hukuka aykırı olarak alınan ücretler iade edilebilecektir.
3- Tesisleri Ticaret İl Müdürlüklerine şikâyet edebilirsiniz.
4- Hakem heyetlerinde kazandığınız hak iadelerinin haricinde, hiçbir ücret ödemeden hakem heyetlerinden maddi ve manevi tazminat talep edebilirsiniz.
5- Ancak belirtilmelidir ki bu kapsamda herhangi bir hizmet alımı karşılığı ödenen; örneğin şezlong ve şemsiye kullanımı yahut yeme-içme sonucunda ödenen ücretler bu kapsamda bulunmamaktadır.
Buradan da anlaşılmaktadır ki tüm yasal gerekleri karşılamasına ve çalışma izni almasına rağmen plaj işletmeleri hukuken “fuzuli şagil” olup, kamunun yararlanma hakkı karşısında ikincil konumdadırlar.
Halkın yasal ve anayasal güvence altındaki haklarının korunması; yeterli ve düzenli devlet denetimi ile halkın bizzat yasal yollara başvurması sayesinde mümkündür.
Büyükşehir Belediyesine yaptığımız işgallerin önlenmesine yönelik şikâyetlerimiz doğrultusunda ise, aksine ve inadına ek protokoller yapılarak alanlar daha da genişletilmektedir.
