Reklamda Yeni Dönem: Tüketiciyi Aldatanlara Geçit Yok
Aldatıcı reklam ve haksız ticari uygulamalarla mücadelede yeni bir döneme girmiş bulunuyoruz. Son dönemlerde, özellikle dijitalleşmeyle birlikte daha fazla reklam ve ilana maruz kalan tüketicilerin aldatıcı reklamlara karşı daha etkin korunması amacıyla hazırlanan düzenleme, 1 Temmuz 2026 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanmış ve 1 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla yürürlüğe girmiş bulunuyor.
Söz konusu düzenlemelerle hedefli reklamcılıktan yapay zekâ ile oluşturulan reklamlara, sosyal medya etkileyicileri aracılığıyla yapılan tanıtımlardan indirimli satış reklamlarına kadar birçok alanda tüketicilerin korunmasına yönelik bir dizi yenilik getirildiğini görüyoruz.
Hedefli reklamların yöntemi tüketiciden gizlenemeyecek
Özellikle tüketicilerin çevrim içi davranışları ve kişisel verileri analiz edilerek belirli kişi veya gruplara özel reklam içeriklerinin sunulduğu hedefli reklamcılık uygulamalarına ilişkin düzenlemeler göze çarpıyor.
Buna göre reklam verenler, reklamın hangi kriterler kullanılarak ilgili tüketiciye gösterildiğine ve bu kriterlerin nasıl değiştirilebileceğine ilişkin doğrudan ve kolay erişilebilir bilgileri tüketiciye sunmaları şartıyla bu tür reklamları verebileceklerdir. Ancak bunu hangi yöntemle ve nasıl yaptıklarını açıkça belirtmek zorunda kalacaklardır.
Çocuklara yönelik profillemeye kesin yasak
Düzenlemenin en önemli boyutlarından biri, çocuklara yönelik profilleme yöntemlerine ilişkindir. Çocukların kişisel verileri kullanılarak onlara yönelik hedefli reklam yapılması kesinlikle yasaklanmıştır.
Yetişkinlere yönelik hedefli reklamcılığa, biraz önce anlattığımız kriterler ve kullanılan yönteme ilişkin gerekli bilgilerin sunulması şartıyla izin verilmiş; ancak çocuklara yönelik bu tür reklamlara kesin bir yasak getirilmiştir.
Influencer paylaşımlarında “reklam” ibaresi zorunlu
Düzenlemenin ikinci önemli boyutunda ise sosyal medya etkileyicileri aracılığıyla yapılan reklamlara yeni kurallar getirilmiştir.
Özellikle kamuoyunda “influencer” olarak bilinen sosyal medya etkileyicileri tarafından gerçekleştirilen paylaşımlarda herhangi bir kazanç, indirimli ürün veya hizmet ya da bir etkinliğe katılım gibi menfaatlerin elde edilmesi durumunda, söz konusu paylaşımın reklam niteliğinde olduğunun açıkça anlaşılmasını sağlayacak bir ibarenin kullanılması zorunlu hâle getirilmiştir. Bu kapsamda “reklam” veya “tanıtım” ibarelerinden birinin kullanılması gerekecektir.
Böylece tüketicinin, sosyal medya etkileyicisinin ürünü veya hizmeti gerçekten beğendiği için kendiliğinden tavsiye ettiği izlenimine kapılması yerine, paylaşımın bir tanıtım amacıyla ve bir menfaat karşılığında yapıldığını anlaması hedeflenmiştir. Tüketicinin bunun bir reklam olduğunu bilmesi ve buna göre davranması kolaylaştırılmıştır.
İndirim reklamlarında “son 10 gün” kuralı
Düzenlemenin önemli boyutlarından biri de indirimli satış reklamlarının kapsamının genişletilmesi olmuştur. Tüketicilere indirim ya da başka bir fayda sağlanmasını bir şarta bağlayan koşullu satış reklamlarında da indirimli satış reklamlarına ilişkin kurallar geçerli olacaktır.
İndirimli satış reklamlarında, indirimin başlangıç tarihinden önceki son 10 gün içinde uygulanan en düşük fiyat ne ise o gösterilecek ve üzeri çizilerek indirimden önceki fiyat olarak sunulabilecektir.
Elbette meyve ve sebze gibi çabuk bozulabilen mallar ile hizmetlerde bu 10 günlük süre geçerli olmayacak; indirimli fiyattan bir önceki fiyat esas alınacaktır.
Yasa dışı şans oyunlarının reklamı yasaklandı
Yasa dışı şans oyunlarının reklamı da açık bir şekilde yasaklanmıştır. Özellikle falcı, medyum, astrolog ve benzerleri tarafından verilen hizmetlerin reklamları ile yasa dışı bahis ve kumar oyunlarına yönelik mevcut reklam yasağı genişletilmiş; yasa dışı şans oyunları da yasak kapsamına alınmıştır.
Son dönemlerde neredeyse aileleri yıkan ve yuvaları dağıtan bir hâle dönüşen yasa dışı şans oyunlarının yasak kapsamına alınmasını son derece önemli bir tedbir olarak değerlendiriyoruz.
Bunun, daha önceki yasak ve düzenlemelerden çok daha anlamlı olduğunu düşünüyoruz. Belki birçok yuvayı kurtaracak ve ailelerin dağılmasına zemin hazırlayan bu tür uygulamaların önüne geçecektir. Bu nedenle söz konusu düzenlemeyi son derece olumlu değerlendiriyor, bu yönüyle Bakanlığa ayrıca şükranlarımızı sunuyoruz.
Yapay zekâyla oluşturulan reklamlar gizlenemeyecek
Diğer taraftan, yapay zekâ ile oluşturulan reklamlara da düzenleme getirilmiştir. Reklamlarda yapay zekâ teknolojileri kullanılarak insandan ayırt edilemeyecek dijital karakterlere yer verilmesi hâlinde, bu durumun tüketiciye açık, anlaşılır ve ayırt edilebilir bir şekilde belirtilmesi gerekecektir.
Ayrıca gerçek bir kişinin yapay zekâ teknolojileri kullanılarak oluşturulmuş dijital kopyasının, gerçeğe aykırı olarak bir mal veya hizmeti bizzat deneyimlediği ya da tavsiye ettiği izlenimini veren reklamlarda kullanılması da kesinlikle yasaklanmıştır.
Böylece toplumca sevilen kişilerin dijital kopyaları üzerinden tüketicilerin aldatılmasının önüne geçilmektedir. Bunu da ciddi bir tedbir olarak değerlendiriyoruz.
“Çevre dostu” demek artık tek başına yeterli olmayacak
Düzenlemenin bir başka boyutunda ise çevresel hassasiyetin suistimal edilmesine karşı alınan tedbirler artırılmıştır.
Çevresel beyan içeren reklamlarda “çevre dostu” gibi genel içerikli kavram ve ibarelerin herhangi bir açıklama yapılmadan kullanılması yasaklanmıştır. Çevresel beyanların, mal veya hizmetlerin yaşam döngüsünün hangi aşamasına ilişkin olduğunun belirtilmesi de zorunlu hâle getirilmiştir.
Sahte tüketici yorumlarına karşı yeni dönem
Son dönemde önümüze çıkan önemli konulardan biri de mal veya hizmetle hiçbir ilişkisi olmayan, söz konusu mal veya hizmeti hiç kullanmamış kişilerin birtakım yollarla o mal veya hizmetten memnun kaldıklarına dair görüşlerinin alınması ve bu değerlendirmelerin diğer tüketicileri etkilemek amacıyla kullanılmasıdır.
Bu konu da düzenlemeyle ele alınmıştır. Buna göre satın alma sürecine ilişkin doğrulama yapılmasının mümkün olmadığı mecralardan alınan tüketici değerlendirmeleri yayımlanamayacaktır.
Ayrıca değerlendirmelerin mal, hizmet, teslimat, satıcı veya sağlayıcı gibi farklı başlıklar altında ayrı ayrı yayımlanması durumunda, bu değerlendirmelerin tümüne aynı alanda açık, anlaşılır, ayırt edilebilir ve kolaylıkla erişilebilir bir şekilde yer verilmesi zorunlu hâle getirilmiştir.
Yani bir tüketici değerlendirmesinin malın kendisiyle mi, satıcı veya sağlayıcının davranışlarıyla mı yoksa farklı bir başlık altındaki başka bir olayla mı ilgili olduğu, tüketiciye açık ve anlaşılır bir şekilde yansıtılmalıdır.
Böylece tüketicinin değerlendirmeleri dikkate alarak satın alma kararı vermesi kolaylaştırılmıştır. Aksi takdirde bu tür değerlendirmeler yayımlanamayacaktır.
Bu düzenlemenin, tüketicilere yönelik aldatıcı iş ve işlemlerin ortadan kaldırılmasına ciddi katkı sağlayacağı kanaatindeyiz.
