Kooperatifçiliğin yoğun olduğu yerlerde yaşanması muhtemel risklere ve müteahhitlerin kooperatif üzerinden yaptığı satışlara, bu şekilde yapılan satışlarda tüketicilerin nelere dikkat etmesi gerektiğine dikkat çekmek gerekir.
Müteahhit firmaların kooperatif kurarak konut satışı yaptıkları bilinmeyen bir şey değil; bu konuda birçok mağduriyet yaşandı, yaşanmaya devam ediyor.
Tüketicilerin aynı anda hem müteahhit firma ile sözleşme yapıp hem de kooperatife ortak kaydedilmesinin birçok mahzurlu yönü var.
Müteahhit; adından da anlaşılacağı gibi taahhüt eden, taahhüt etme ehliyetine sahip kişidir. Ne yapar müteahhit? Ödediğiniz/ödemeyi taahhüt ettiğiniz paranın karşılığı olarak size ne vereceğini yazılı bir sözleşme ile taahhüt eder ve artık bu taahhüt onu bağlar. Yani konut sahibi olmak için sadece bir müteahhitle sözleşme yapmışsanız, sözleşmede belirlenen sürede, kararlaştırılmış olan ücret karşılığı size konutun teslim edilmesi zorunludur. Hâlbuki Kooperatifler Kanunu üzerinden konut sahibi olmak isteyen kişiler kooperatiflere ortak olurlar. Ödeyecekleri ücretlerin miktarını genel kurullarda kendileri belirler, dolayısıyla ödeme güçlerine göre ve yaptıkları ödemenin büyüklüğüne göre ya erken ya da geç konut sahibi olurlar. Söz konusu kooperatif olduğunda ne kooperatif yönetimi ortaklarla bir sözleşme düzenleyebilir ne de ortaklara taahhütte bulunabilir. Ortaklar da bu tür bir talepte bulunamazlar. Sonuçta kooperatif ayrı bir tüzel kişilik olsa bile kooperatifin sahibi ortaklardır.
Hâl böyle iken bazı kurnaz müteahhitler kooperatif kurarak kooperatifin verdiği avantajlardan faydalanmak isteyebilirler. Buna Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve genel kurula katılan bakanlık temsilcilerinin müdahale etmesi ve ortakları bilgilendirmesi gerekir. Kooperatifin asıl sahibinin ortakları olduğunu, müteahhidin işveren konumundaki yönetimle sözleşme yaptığı takdirde inşaat işlerini yürütebileceğini ve gerektiğinde sözleşmenin feshedilebileceğini anlatmaları ve ortakların kooperatife bu anlamda sahip çıkmaları gerektiğinin ortaklara açıkça izah edilmesi gerekir.
Ancak bu bilgilendirmenin yapılmadığını ve müteahhitlerin kooperatif kurarak bu kooperatifin sahibi gibi davrandıklarını biliyoruz.
Peki, müteahhitler neden kooperatif üzerinden bu işi yapmayı tercih ediyor? Birincisi, çoğunlukla kooperatif ortaklarının dava açmalarının yolunu kapatmış oluyorlar ve korunaklı hâle geliyorlar. İkincisi ve en önemli neden, müteahhitlik yaparak elde edemeyecekleri birçok avantaj elde etmiş oluyorlar. Bilindiği gibi kooperatifler satın aldıkları mal ve hizmetlerde KDV’den muaftırlar; KDV’nin ortalama %18 olduğunu varsaydığımızda 100 dairenin harcaması ile 18 daire kazanmış oluyorlar.
Üçüncü önemli kazanç da İmar Kanunu’nun kooperatiflere tanıdığı ayrıcalıklardan da faydalanmış oluyorlar; İmar Kanunu’na göre normalde 11 kat yapılması mümkün olan bir apt., kooperatiflere +1 kat yapılmasına cevaz veriyor, dolayısıyla buradan da birkaç daireye sahip olabiliyorlar.
Bu nedenlerle, kötü niyetli bazı müteahhitler kooperatif üzerinden konut yapmakta ve kooperatif ortaklarına sunulan avantajlara el koymaktadırlar. Vatandaşlara tavsiyemiz; müteahhitlerin kontrolündeki kooperatiflere ortak olmayı akıllarından dahi geçirmesinler.
Konut sahibi olmak isteyen vatandaşlarımız, ya müteahhitle noterde sözleşme yaparak müteahhitten ya da kooperatiflere ortak olmak suretiyle kooperatif üzerinden konut sahibi olma yolunu seçebilirler. Hem müteahhitle sözleşme yapmak hem de kooperatife ortak olmak şeklinde bir öneri geldiğinde bundan kaçınsınlar.
