Eylül ayı geldiğinde eğitim ve öğretim dönemine giriliyor demektir. Dolayısıyla yoğun bir şekilde kırtasiye vb. okul malzemeleriyle ilgili alışveriş söz konusu olacaktır.
Kamu Görevlilerine Düşen Görev
Bu dönemde, bu tür ürünlerde denetim yapacak olan kamu görevlilerine ve alışverişi yapacak tüketici vasfındaki velilerimize büyük görevler düşüyor.
Denetim pozisyonundaki kamu görevlilerinin yapacağı iş; öncelikle tüketicilerin ulaşamayacağı ve ulaşma imkânlarının bulunmadığı alanlarda denetimleri yapmak, sağlık açısından sakıncalı ürünlerin piyasaya girişini engellemek, sonrasında satış noktalarında benzeri bir denetim yaparak olası kaçak girişleri önlemek olmalıdır.
Tüketicilerin Dikkat Etmesi Gereken Hususlar
İkinci görev elbette tüketici pozisyonundaki velilerimize düşüyor.
Şunu da biliyoruz ki ne kadar çok denetlenirse denetlensin, sağlığa aykırı ürünlerin piyasaya girmesi söz konusu olabiliyor. İşte burada da tüketicilerimizin dikkati devreye girmelidir.
Tüketicilerimizin satın alacakları ürünleri test ettirip sonucuna göre satın almaları mümkün olmadığından, üzerinde bazı özel işaretler bulunan ürünleri seçmeleri gerekmektedir. Bu işaretleri içeren ürünleri seçtiklerinde riskleri büyük oranda ortadan kaldırmış olacaklardır.
Ben bu işaretleri sağlığın garanti belgesi olarak adlandırıyorum.
Bu işaretlerden ilki, Türk Standartları denetiminden geçmiş ya da buna uygunluğu beyan edilmiş TSE işareti veya TS (…bir rakam) işaretidir. Bu işaretlerin bulunduğu ürünlerin standardına uygun olduğunu anlayabilir ve bu ürünleri rahatlıkla kullanabiliriz.
İkinci en önemli işaret de CE işaretidir. Bu işaret, ürünün insan, canlı ve çevre sağlığına uygun olduğunu belirtir. Aynı zamanda bu ürünün Avrupa Birliği ülkelerinin tümünde satılmasının serbest olduğunu ifade eder.
Geçmiş tecrübelerimizden biliyoruz ki gerek kırtasiye ürünlerinde gerekse okul kıyafetlerinde bazı riskli maddeler bulunabilir.
Örneğin kalemlerde kurşun, arsenik ve krom gibi toksik ağır metaller yer alabilmektedir.
Okul çantası ve tekstil ürünlerinde azo boyar madde, silgilerde ftalat, metal ürünlerde ise nikel gibi kanserojen özelliği olan elementlerin bulunması mümkündür.
Belki bunlardan en önemlisi, bütün çocukların su ihtiyacını karşılamak için yanlarında bulundurmak zorunda oldukları suluklardır. Suluklarda Bisfenol A (BPA) bulunması mümkündür. Bu madde, çocuklarda nörolojik ve hormonal bozukluklara neden olabilecek kadar tehlikeli bir maddedir.
Bu tehlikeden korunmak için sulukların üzerinde “BPA Free” ibaresinin bulunmasına dikkat etmek gerekiyor.
Diğer taraftan, eğer su bazlı yapıştırıcılar alınacaksa solvent içermemelerine dikkat edilmeli, mümkünse kokulu ürünlerden uzak durulmalıdır.

Uyarılar için teşekkür ederim. Devlet baba sıkı tedbirler almalı ve uygulamalı.