1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Nesih Tanrıverdi
  4. Özel Hastanelerin Hareket Tarzlarının Tüketici Hukukundaki Yeri!
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Özel Hastanelerin Hareket Tarzlarının Tüketici Hukukundaki Yeri!

Nesih Tanrıverdi Köşe Yazısı görseli

Tüketici ilişkisinde son dönemlerde özel hastaneler ile tüketiciler arasında; verilen hizmetler ve bu hizmetlerin fiyatlandırmalarında bazı uyuşmazlıkların yaşandığına dair şikayetlerin arttığını görüyoruz.

Özel hastanelerin kamuya ait hastanelerden farklı bazı hizmetler verdiklerini söylemek mümkün ve bunun karşılığında tüketicilerden ücret istemeleri işin doğasına uygun görülebilir. Örneğin; kadın doğum bölümlerinde özel oda tahsis edilmesi, bebekler için özel süslemeler yapılması, yapılan işlemler için abartıya kaçmadan tüketiciden ücret alınması doğal görülebilir.

İlginçtir, konu ile ilgili hem tüketiciler hem de özel hastaneler şikayet etmektedirler. Konu hakem heyetine intikal ettiğinde karar hangi tarafın aleyhine çıkmışsa o taraf şikayet etmekte ve şikayetlerini de haklı görülebilecek bazı argümanlara dayandırmaktadırlar.

Öncelikle kabul etmek gerekir ki; hastaneler olağan hizmetlerin dışında bazı hizmetler veriyorsa ve tüketici hukukundan bihaber iseler, bu hizmetlerin karşılığını bekleyebilirler.

Uygulamaya baktığımızda, tüketicinin herhangi bir talebi yokken hizmet verilebilmekte ve bu hizmet bazen abartılı bir şekilde faturalara yansıtılmaktadır. İşte amiyane tabirle problemin bam teli burada kopmaktadır. Verilen hizmet karşılığında makul sayılabilecek bir ücret istenmiş olsa dahi, yapılan işlemin usulü tüketici yasasına aykırı olduğundan karar özel hastanelerin aleyhine çıkmakta, hastane yetkilileri de kendilerince sonuca bir anlam verememektedirler.

Halbuki yasaya uygun davrandıkları takdirde verdikleri hizmetin bedelini almaları mümkün iken, usule aykırı hareket edildiği için bu ücreti almaları yasaya aykırı düşmektedir.

Hastaneye başvuran tüketicilerle öncelikle bir sözleşme yapılmalıdır; farklı olarak verilecek hizmetler ve buna karşılık istenecek ücretler tüketici ile müzakere edilmeli, tüketici onayı alınmalıdır. Tüketici belki bir kısım hizmete onay verecek, bazısını onaylamayacaktır.

Tüketicinin onayına sunulan sözleşme şayet matbu bir sözleşme ise, tüketiciye fazladan fatura edilecek her bir hizmet, sözleşmeden bağımsız olarak tüketici ile müzakere edilmeli; eğer tüketici konunun kendisi ile müzakere edilmediğini iddia ediyorsa, özel hastane müzakere yapıldığını ispat etmelidir. Özetle söylemek gerekirse; olay oldu bittiye getirilmemeli, taraflar şeffaf bir şekilde aydınlanmalı ve her iki tarafça kabul edilen hususlar sözleşmeye bağlanmalıdır.

Özel bir hastanenin yetkilisi, “Peki nasıl ispat edeceğiz?” diye sordu; ben de “Ben olsam tüketici ile sözleşme düzenlendiği anın video kaydını alırım.” dedim. “Başka şekilde ispat etme imkanımız yok mu?” deyince, “Varsa farklı bir yöntem onu uygulayabilirsiniz, benim aklıma yatan yöntem bu!” diye cevaplandırdım.

Bu şekilde hareket etmek mümkün iken bu yapılmayıp, herhangi bir talep yok iken hizmet veriliyorsa bunu tüketiciye fatura etmek yasaya aykırı olur ve konu yargıya taşındığında verilen hizmet yardım niteliğinden öteye bir anlam ifade etmez; “verdiğimiz hizmetin bedelini alamıyoruz” diye yakınmanın da anlamı olmaz.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter